Her şey O Kadar Basit Değil!

blog
  Motivasyon kaynağı makalelerime devam ediyorum. Başlık biraz düşündürücü. Başlığı seçerken harcadığım dakikaları makale yazarken harcamıyorum. Makale ile başlık arasındaki bağlantıyı koparmamaya devam ediyorum. Başlık makalenin ön açıklayıcısı niteliğindedir. Makale de başlığın önemi çok büyüktür. Makalenin okunma oranı başlık ile doğru orantılıdır. Başlık ne kadar ilgi çekici olur ise okunma durumu da keza artıyor. Başlık tek başına yeterli olmayabiliyor. Yanında onu tamamlayan bir diğer faktör, resim de bulundurulmalı. Her makalede en az 1 adet resim bulunmalıdır. Resme site adresinizi yazmayı ihmal etmeyiniz. Çoğu program bu işi yapmanız için kullanılabilir. Resimde yazan site adresiniz sizin prestijinizi de arttırabiliyor. Konuyla ilgi ve akalı resim seçmeniz doğru olandır. Başlık ve resim, tam bir takım halinde ziyaretçilerin makale baktığında ilk dikkatini çeken görsel materyal.
Selam takipçilerim. Bugünler de sık makale yazıyorum. Bayram tatili işimize yaradı. Boş zaman bulmuşken makale yazmayı ihmal etmemek gerekiyor.

  Makale düzenine özen göstermeyi ihmal etmeyiniz. Aksi taktirde sonuçlarına katlanmak zorunda kalabilirsiniz. Makale düzeni önemlidir. Her insan makale yazabilir ama herkes düzenli makale yazamaz. Makalenin düzenine dikkat ediniz. Paragrafları çok uzun yazmamaya gayret gösteriniz.

blog  Giriş, gelişme ve sonuç. Bu 3 bölümü her makalenizde kullanmanız ve okuyucuya sezdirmeniz gerekiyor. Makale yazarken ilk cümlelerde yani giriş bölümünden bahsediyorum. Giriş bölümünde direkt konuya girmekten öte bir merhaba yahut hal hatır sormak amacıyla yazılmış küçük bir paragraf olabilir. Yahut konuyla alakalı kısa ve öz bilgi veren bir paragraf... Seçim size kalmış. Ben ilk örnekte verdiğim tarzda yazarım. Tarzım değişmeyecek tarzıma alışacak olanlar sizlersiniz. Yavaş yavaş her okuyucumu yazı tarzıma bağlıyorum. Her şey zamanla oluşuyor. Bir acelemiz yok. Zamanla siz de ben de her istediğimize kavuşamayabiliriz ama yolundan da vazgeçmeyeceğimizden şüphem yok. Neyse, konuyu fazla dağıtmadan devam edeyim.

  Giriş bölümünü bitirdikten sonra gelelim gelişme bölümüne. Gelişme bölümünde asıl vermek istediğiniz bilgi, mesaj ve benzeri materyalleri okuyucuya en ince ayrıntısına kadar anlattığınız bölümdür. Bu bölüm makalenin en uzun bölümüdür. Gelişme bölümü uzun olduğu kadar da okuyucu tarafından tek bir paragraf halinde yazıldıysa ve makalenin kelime sayısı fazla ise okuyucu okumadan çıkabilir. Biz bu ihtimali sıfıra düşürmeye çalışıyoruz. Gelişme bölümünde tek paragraftan hariç, bir kaç paragrafa bölmek bu ihtimali düşürmeye şimdilik yeterli gibidir. Makaleyi görsellerle donatmak ta bu ihtimali düşüren bir diğer etkenlerdir. Gelişme bölümüne verdiğiniz özene dikkat ediniz. Asıl konuyu bu bölümde anlatıyorsunuz.

  Gelişme bölümünü de açıkladık ve bir kaç taktik verdikten sonra gelelim sonuç bölümüne. Sonuç bölümü ise makalenin son paragraflarıdır. Son paragrafı da olabilir bu size ve yazma tarzınıza kalmış doğal bir şey. Sonuç bölümünde konuyu en ince ayrıntısına kadar anlattıktan sonra son olarak söylemek istediklerinizi sonuç  bölümünde söyleyebilirsiniz. Ya da konuyu toparlamak için son bir kaç paragraf yazabilirsiniz. Bu paragraf hem sizin hem de okuyucunun konuyu tam olarak kavramasında önemlidir. Sonuç bölümünde verdiğiniz intiba önemlidir. Okuyucu makaleyi okuyup sitenizi kapattıktan sonra aklında giriş ve sonuç bölümünün bir kaç cümlesi kalır. Makaleniz okuyucu tarafından bu şekilde izlenim bırakmıştır.

blog

  Makale düzenini ve nasıl okuyucuda izlenim bıraktığımızı anlattık. Çoğunuz bu başlığı neden seçtiğimi merak ediyor. O konuya da parmak basalım. Herkes bir konuda görüşünü bildirmek özgürlüğüne sahiptir. En azından sosyal ağda bu durum böyledir. Ya da sayılır her neyse. Bir konu üzerinden yazılmış yüzlerce yahut binlerce makale bulabilirsiniz. Herkes bir makaleyi savunabilir. Özellikle blog işlerinde bu durum daha da değişiktir. Konu hakkında bilgili biri bir makale yazar. Bu makaleyi kendilerini zeki gören kişilerde makaleyi yorumlayarak içine kendi düşüncelerini ( çoğuda asılsız oluyor. ) yazar. Yeni bir makale daha bu konuda yayınlandı bile.  Ama bir makalenin farklı bir kişiden yorumlanmasıyla oluşuyor bu durum. Başka bir teori değil aynı teori ama gereksiz cümleler ve kelimelerle dolu farklı makaleler. Anlatmak istenen çoğunda aynı. ( Bazıları çok fazla sapıtabiliyorlar. ) "Blog'da başarılı nasıl olunur?" adlı yüzlerce makale vardır. En azından verdiği bilgilerin benzerliği olan yüzlerce makale. Çoğu makale aynı şeyi savunuyor. Okunuyor,yazılıyor, çiziliyor ve yorumlanıyor. Madem herkes bu kadar emin bu işin çözümünü bulmuş. Kısa yoldan kar etmeyi bulmuş. Bloga yıllarını değilde aylarını vererek kendini iyi bir yerde görmeyi istemiş. Yapabiliyorsanız yapın. O taktiklerle yapabilen de göremedim şuana kadar. Boş boş makaleler yazılıp, çiziliyor. Sadece blogunda makale yazıldığını göstermek için yazılan makaleler de cabası. Bilgi çöplüğünü temizlemeye çalışanlar da var tabii. Yazdıklarım herkesi kapsamıyor tabii. Birazcık zamanınızı ve şu güzel zekanızı kullanarak ( tabii çalışmadan da olmaz ) blogunuza sahip çıksanız ne güzel olurdu. Başkalarının asılsız söylemlerine kulak asmak yerine deneme yanılma yöntemi uygulayarak kendi kendinize bir kaç taktik bile oluşturabilirsiniz. Her şey size bağlı. Kendinize iyi bakmayı unutmayın. Bugün biraz bu konuda fazla yakındım ama dolmuşum sanırım birazda. Bir sonraki makalemde görüşmek üzere esen kalın. " Teoride mükemmelsindir ama pratiğe gelince sıfır. "

23 yorum:

  1. Bu Blogu sık sık takip ediyorum uzun yazılar buluyorum sıkılmadan okuyorum birde yazı yazarken yazıların noktalama işaretlerine filan dikkat etmesi çok hoşuma gidiyor bu güzel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @Admin Bey

      Yorumunuz için teşekkür ediyorum. Ayrıca bu tip makalalerimi blogumda sıkça bulabilirsiniz.

      İyi takip etmeler.

      Sil
  2. Katılıyorum bende sıksık takip ediyorum ama yazılar çok uzun geliyor güzel makaleler paylaşıyorsunuz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Makalelerim uzun olabilir :) Kısa yazmayı da düşünmüyorum. Uzun yazılar iyidir.

      Yorumunuz için ayrıca teşekkür ederim.

      Sil
  3. Bence Az Renklendirme Yapın Yarısından Çoğunu Hiç Okumadım :)
    Çok Uzun . Kısaltmay Yapın Bence .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim Emre Bey.

      Sil
  4. Kısa ve daha öz makaleler olabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuzu değerlendireceğiz. Yorumunuz için teşekkür ederim EnesBey.

      Sil
  5. Uzun yazılar okuyucu her zaman sıkar yazıları daha kısa yazmanı tavsiye ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim Burak Bey.

      Sil
  6. Uzun ve güzel bir yazı olmuş bir kısmını okudum :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim Murat Bey.

      Sil
  7. Bu bloğu arada takip ediyorum güzel yazılar var ama yazılar çok uzun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  8. Blog yazılarınız gerçekten çok güzel beğenerek okudum gerçekten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim Halis Bey.

      Sil
  9. Uzun ve güzel olmuş görsellerin size ait olması sitenize ayrıcalık katıyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim Ahmet Bey.

      Sil
  10. Ne yazık ki editörlük herkesin harcı değil. Bir makalede yada haberde sadece imla kurallarının düzgün olması yetmiyor. Aynı zamanda yazının okunaklı ve akıcı olması da çok önemli bir husus.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim Umut Bey. Önemli bir özellik.

      Sil
  11. Saatlerce emek vermek gerekiyor. Hiçbir şeyi "çok kolay, ne var onda" falan diye hafife almamalı insanlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim Nurettin Bey.

      Sil
  12. Öncellikle bloğunuz çok güzel ama son zamanlarda çok tanıtım paylaşıyorsunuz bende gerçekten takip ediyorum takip edilmesi gereken blogsunuz devamını dilerim..

    YanıtlaSil